su tasarrufu hakındadır

26/12/2007 -Kategori: mizah

Bugün mesele mühim, aziz Türkiyemiz susuzluk ve kuraklık tehlikesi ile karşı karşıya.



Devlet irilerimiz çıkıp “suyu tasarruf et ey millet,suyumuz tükenmesin olmayalım illet” nevinden hitabelerde, hutbelerde, yada söylevlerde bulunuyorlar.

İzmit’ten bir arkadaşımız yazdıydı.

“Sayın irtica hocam, irtica bu günler için lazım değil elzemdir. Susuzluktan kırılıyoruz. Bu mesele meyanında bir iki kalem yürütseniz içerikli bir mektup göndermişti. Ben dahi hemen o mevzuda yazı yazayım dedim ancak aklıma hemen pirimiz imamı azam Ebu Hanife geldi.

Gelir bir zat derki imama, “ya imam benim uşağın bal yemesi ona zararlıdır. Biz nasihat ettik ancak dinlemedi birde sen söylesen zararını anlatsan da uşak bal yemese” der. İmam derki “ kırk gün sonra gelin” der. Kırk gün sonra geldiklerinde ise imam sadece “evladım bal yeme” der. Ve çocuk o günden sonra bal yemeyi keser . Sorarlar neden o gün bu sade sözü söylemedin de 40 gün bekledi. Derki imam :”Efendim, ben o gün bal yemiştim.kendim bal yiyerek uşağa bal yeme desem sözüm tesirli olmazdı. 40 gün bal yemeyi kestim ve işte şimdi söyleyince tesirli oldu” der .

İşte bende böyle düşünerek su tasarrufu konusunda kendim ve evladu iyalimle beraber tasarruf yaptık. Bizimki 40 gün olmadı ancak ne yapalım bizden bu kadar.

Efendim tedbirler aşağıdadır:

1- Ey Mürteci kardeşim bilirim teheccüde kalkarsın ve tekrar yatıp bir de sabah namazına kalkarsın . Teheccüde kalktığın vakit sabaha yakın vakitte kalk, iki namazı bir abdestle kıl,tasarruf et ve illa teheccütten sonra dua et “ey rabbül alemin ülkemizi kuraklık ve susuzluk belası ile imtihan etme.”

2- Bakan beyefendi derki traş olurken suyu açık bırakma. Diş fırçalarken yarım saat suyu boşa akıtma. Malumumdur ki sen misvakla dişleri temizlediğin için hem misvak daha iyi temizler hem de su israfını önler. Traş gibi bir derdin yoktur zira sakallısın, o senin heybetin ve ziynetin. Bu konuda seni ilgilendirmiyor. Amma sen ne yapmalısın; “abdest alırken deli gibi namaz kılarken veli gibi” sözünü uygulayarak, abdestini hızla al ve dahi suyu israf etme.

3- “Abdest üzerine abdest nur üzere nurdur” amenna. Ancak su sıkıntısı olduğunda tasarruf gerektir ey azizler. Ol sebepten iki namazı bir abdestle kıl. Sabahla teheccüt, öğle ile ikindi ve akşamla yatsıyı bir abestle kıl. Ta ki hem su israfını engeller hem de vakitten tasarruf eder, yatsı namazını tembellikle geciktirmezsin. Zira yatsıyı vaktinde kılarsan 13 rekat, bir saat sonra kılarsan yirmi üç rekat, iki saat sonra kılarsan 33,(43 53 diye gider) rekatmış gibi nefse zor gelir. Ol sebepten yatsıyı vaktinde kılmış olursun.

4- Ey kuran kurslarında okuyan gençler, delikanlılar. Bu söylediğim size zor gelecek biliyorum ama böyle sıkıntılı zamanlarda zorluklara katlanmak lazımdır. O da şudur. En sevdiğiniz oyun olan su savaşını muvakkaten terk ediniz. Şimdilik barış ilan ediniz ve illa yağmurlar başlayıp barajlar dolunca bu sevimli oyuna devam edersiniz. Amma şunu asla ihmal etmeyiniz ki her zaman rabbimize dua ederek ya rabbel alemin şu sevimli oyunumuzu oynamamıza engel olan kuraklık ve susuzluğu memleketimizden gider deyu dualar ediniz. Zira masumların duaları kabule daha yakın olur.

5- Ey benim zikirlere iştirak eden dostlarım. Zikir esnasında çaylarınızı iki bardaktan fazla içmeyiniz. Suyu da yarım bardak isteyiniz. Suyu üç nefeste besmele ile içseniz o dahi susuzlunuzu alır ve çayı da yavaş yavaş içseniz o da sizin hararetinizi alır. Zira malumdur ki çay müdrirdir. Ayakyoluna tez gitmek iktiza eder. O dahi sık sık yapılsa israf olur. Ve illa sizlerde zikirlerinizde dualar etmeyi ihmal etmeyiniz.

6- Pikniğe gittiğinizde orada yağmur dualarını ihmal etmeyiniz, Ey sofiler. Zira bu millet dua etmeyi unuttu. Siz dahi unutsanız rabbimiz niçin yağmur verecek. Ve dahi fiili dua olan ağaç dikmeyi de ihmal etmeyiniz. Zira mahlûkatı dualara ortak edersek dualarımız kabule karin olur. Bir peygamber halkı ile beraber yağmur duasına gidiyordu. Yolda gördü ki bir karınca sırtüstü yatmış hararetten ıztırar ile yalvarıyor. Ya rab yağmur ver diyor. Ol peygamber ol mahlûkun duasın gördü kavmine dedi dönün ey ahali Allah yağmur verecektir. Ve şehirlerine girmeden ol beldeye yağmur geldi. İşbu sebepten sair mahlûkatı da dualarımıza ortak edelim demek her bir ağaç bir yağmur duasıdır ki bizim bedelimize dua eder. Biz unutsak dahi onlar unutmaz. Ve her bir hayvanat dahi böyle dua eder.ol sebepten beldemizdeki bitki ve hayvanata böyle muamele edelim.

Bilemeyiz rabbimiz onların hürmetine bizlere de yağmur verir.

Son söz: Tasarruf ey azizler.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır
« Önceki - Sonraki »

AYNIYLA VAKİ

bizzat yaşadığım yada yaşayanlardan dinlediklerim

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro